Kahraman ırkıma sızmış ihanet,
Bütün yüreklerde acı ve nefret,
Düşmanlarım mert değil hepsi de namert;
Türk’e Türk’ten başka yoktur dost millet...
(Mahmut TEZCAN)
Bu şarkıyı her dinlediğimizde damarlarımızda dolaşan asil kanın farkına varırız. Bazı sözler vardır zamanla anlamı değişmez aksine daha iyi anlaşılır. Tıpkı bu şarkının sözleri gibi. Bu günlerde kafamın takıldığı bir başka yazı ise ATAMIN GENÇLİĞE HİTABESİ. Atamız bu hitabı 20 Ekim 1927 yılında yapmış. Günümüzden 83 yıl önce. Atam o günlerden bu günümüzü görmüş. Ve bizleri uyarmış. Ortaokul – lise yıllarımızda bu hitabeyi ders olarak öğrenirken, bu şartlar oluşmadığından bizlere yapmamız gereken ödevden ötesini ifade etmiyordu. Şimdi 5. sınıfa geçen kızıma öğretmeni bu ödevi verdiğinde yıllar sonra tekrar okurken afalladım. Hitabenin sözlerinin günümüzle örtüştüğünü hissettim.
“Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir… Gelecekte dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî düşmanların olacaktır.” Günümüzde Cumhuriyetimizi yıkmak isteyen iç ve dış düşmanlarımız yok mu? Var.
Belki ülkemiz fiilen işgal edilmemiş olabilir. Ordumuz dağıtılmamış (ama, birçok ordu mensupları ve vatanseverler gözaltına alınmış) olabilir. Fiilen işgal edilemeyen ülkemiz özelleştirme sayesinde dış sermayelerin eline geçmiştir. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde söyledikleri ile günümüz Türkiye’sini ve yönetenlerimizi göz önüne getirin. Yorumu size bırakıyorum. İktidar öncesi mali durumları ile şimdiki mali durumları aynı mı? Gemicikler, büyük marketler zinciri, pırlantacılık. Bunlar medyadan edindiğimiz bilgiler. Hemen her gün dost sohbetlerinde konuşulanlar, yalan mı?
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini bir kez daha okuyun. Ve günümüzle karşılaştırın. Atatürk’ün ne kadar ileri görüşlü bir lider olduğunu anlayacaksınız. Sana minnettarız Atam. Damarlarımızda halen o asil kan mevcuttur. Türkiye Cumhuriyeti Bölünmeyecek ve yıkılmayacaktır.
TOP YEKÜN CEVAPLAR
Ülkemizde terörü destekledikleri gün gibi aşikar olan partinin grup başkan vekili edepsizce diyor ki; “ boş testiyi dolu testiye çarparız”. Yani “kaybedecek bir şeyi olmayanlar dolu testiyi kırmaktan çekinmezmiş. Testisi dolu olan düşünsün” diyor. Be hey kafasız! Sen boş testi ile dolu testiyi kırdığın zaman asıl kaybeden sen olursun. Hazır ki testiden olursun. Benim su dolu testim kırılabilir ama ben suyun yanındayım. Su kaynağı bende… ayrıca be cahil adam siz işte böyle vasıfsız insanlarsınız. Emek ederek hiçbir şeye sahip olamazsınız. Sizin geninizde yağmacılık, eşkıyalık var. Bunu bu sözünüzle itiraf etmiş oluyorsunuz.
Yine aynı partili bir yönetici ise terörü savaş olarak algılamamızı istiyor. Terör ne zamandan beri savaş, teröristler ise gerilla oldu? Savaş ülkeler veya ordular arasında yapılır. Teröristin ülkesi mi var? Ordunuz mu var? Karşımızda ki ordu olsaydı çoktan bitirmiştik. Ordu teröristler gibi namertçe vurup kaçmaz. Ama sizde Mehmetçiklerin karşısına çıkacak yürek yok ki... Artık kendinize gelin bu milletin sabrını taşırmayın. Ekmeğimizi yiyip, vergilerimizle maaş alıp yaşıyorsunuz. İt bile yemek yediği çanağa ..çmaz...
Terör yandaşı parti yetmez gibi iktidar partinin bir temsilcisi de sıcağı sıcağına “sadece şehit ailelerinin değil, teröristlerin ailelerinin de ocağına ateş düşüyor. Onlar da TC vatandaşları” diyor. Yahu senin devletine karşı gelip dağa çıkan seni istemeyen nasıl senin vatandaşın olur? Onlar bizim vatandaşlarımız ise Irak’ta, Belçika’da, Fransa’da, İtalya’da, Yunanistan’da, Suriye’de vb. ülkelerde ne geziyorlar? En önemlisi bizim askerimize nasıl kurşun sıkıyorlar? Ayrıca TC vatandaşlığı değil TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşlığı… Benim ülkem de benim orduma, polisime, vatandaşıma kurşun sıkanlar teröristtir. Onlara destek verenlerde en az onlar kadar teröristtir.
Teröre artık bir dur deme zamanı geldi de geçti bile. Demokratik açılım hemen durdurulmalı. Bebek katilinin dışarıya bilgi ve mesaj yollaması engellenmeli. Siyasi kanadı gibi çalışan ve her açıklaması ile milleti gerginleştiren, yandaşlarını sokaklara döken partinin faaliyetleri ve söylemleri kontrol altına alınmalı. Orduma ve polisime silahla veya taşla saldıranlar, esnafın ve devletin malına zarar verenler yargılanmalı ve cezalandırılmalı. Bebek katiline ve yandaşlarına “ya silah bırakır teslim olursunuz ya da başta İmralı’daki olmak üzere tüm yandaşları idam edilecektir” diye süre verilmeli. En önemlisi ABD ve Kuzey Irak yönetimi son kez ve BM neshinde uyarılmalı. Kuzey Irak sınırından yapılacak terör saldırılarından kendilerinin sorumlu tutulacakları bildirilmeli. Ve önlenmediği takdirde gerekli tüm yollara başvuracağımızı, sınır ötesi hareketten dahi kaçınmayacağımız bildirilmelidir. Bunu yapacak gücümüzün ve cesaretimizin mevcut olduğu bildirilmelidir. Devletimin buna gücü yeter. Kazma kürekle 7 düvele karşı durmuşuz. Üç beş eşkıyayı mı bitiremeyeceğiz? Gülerim buna…
Tüm Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı dilerim.
M. Kemal ATICI
Bu yazı toplam 223 defa okundu.