Samimiyetine güvendiğimden midir yoksa bana karşı ılımlı ve olumlu yaklaşanlara karşı zaafımdan mıdır bilmiyorum ama AKP İlçe Başkanı Musa Kurşun yine beni kandırmayı ve kendisini haklı çıkarmayı başardı. Dünü yazımla ilgili aradı ve 10 dakikalık konuşma süresinde kendisine “haklısın” dedirtmeyi başardı…
Dedi ki sayın Kurşun; “ İçme suyu gelse bile bu şehir şebekesiyle suyun dağıtımı imkansız.” Haklı…
Dedi ki, “Sen bırak içme suyunun gelip gelmemesini şehir şebekesini değiştir sonra gelen suyun derdine düş” haklı…
Dedi ki, “Feyezan kanalını Devlet Su İşleri temizleyecek. Birkaç aya kadar da biter. Sen tepe mahallelerinden gelen atık suyun önünü kes” E haklı..
Demek ki Musa Kurşun’un beni yine kendisine haklı dedirtmesi için gerçekten samimi gerekçeleri varmış.
Ve dedi ki; “ İcraatlarımıza sahip çıkmaya çalışıyor derken, bunları kastettim. Kimin ne yaptığı önemli değil önemli olan hizmetin gelmesi. Hizmet gelince hep birlikte emeği olanlara teşekkür ederiz. Ama herkes de kendi görevini kendi işini yapsın” burada da haklı…
Evet benim içinde hizmetin kimin getirdiği önemli değil. Yeter ki hizmet gelsin. Bunun savaşına girmek de zaten ayıptır. Bir hizmet yapılıyorsa halk için yapılıyordur. “ben yaptım” kavgasına girilirse gelecek hizmetlerin de önünü kesenler olur.
Sayın Musa Kurşun’un dediği konulara katılıyorum ancak benimde dünkü yazımda anlatmak istediğim herhangi bir bitmiş hizmetin olmamasına vurgu yapmaktı. Yani tamamlanmış bitmiş bir hizmetin olmaması. Telefon konuşmamızda da sayın Kurşun,” Birkaç ay sonra Devlet Hastanesi bitecek, Feyezan 3 ay sonra biter. Emniyet binası şu süre sonra bitecek” gibi laflar etti. Ben de diyorum ki yeter artık bitecek edeceklerle değil biten hizmetleri konuşalım. Benim de dikkat çektiğim konu bu. Yani Musa Kurşun ne kadar haklıysa Belediye başkanı ile ilgili açıklamalarında benimde direttiği eleştirdiğim konularda haklı olduğumu savunmak durumundayım.
Çeşmesinden akacak içme suyunu içen vatandaş dua ederken şahıs veya kurum aramayacak. Allah Razı olsun şundan bundan demesi de önemli değil. Emeği geçenden Allah Razı olsun demesi yeterli sanırım. Zaten Allah katında da millete hizmet noktasında kimin zerre kadar emeği varsa gereken sevabı da hanesine yazar.
İskenderun’un kaderi de belediye ile iktidar arasındaki “ben yaptım” savaşıyla belirlenemez. İktidarın yapması gerekenler var belediyenin yapması gerekenler var.Herkes kendi sorumluluğu bilincinde halka hizmet etme noktasında gerekeni yapmak durumundadır. Feyezan kanalının temizlenmesi iktidarın sorumluluğundaysa yapmak zorundadır. Eğer yapamıyorsa da eleştirmek bizim görevimiz. Ancak bu şehrin su şebekesine Aslantaş barajından gelen suyu vermek de mümkün değildir. Fransızlar zamanında kalma bu su borularına bu suyu verirsen hergün bir yerden patlak tamiri için ödenek ayırmak zorunda kalırsın.
Demem o ki, Belediye bu büyük ve maliyeti yüksek işi ne yapıp ne edip yapmak zorundadır. Şebekeni değiştirip içme suyuna hazır hale getirirsin sonra eğer su gelmezse çıkar iktidara sallarsın. Kimse de sana neden demez. Bence İskenderun Belediyesi meclis gündemine aldığı birkaç uyduruk maddelerden çok şehrin gereksinimlerine cevap verecek hizmetleri görüşmesi gerekiyor.
Dün sabah çayımızı İTSO Başkan Vekili ve İskenderun Kent Konseyi 2. Başkanı Müfit Tennioğlu’yla birlikte içtik. Kent konseyinin son durumu hakkında da bilgiler verdi. Yerel basında çıkan bazı meclis üyelerinin kent konseyi ile ilgili eleştirilerini de konuştuk.
Müfit Tennioğlu Kent Konseyinin çalışma gruplarına ait raporlarını tüm meclis üyelerine sunduklarını belirtti. Çalışmalardan haberimiz yok diyen meclis üyelerine de şaşkınlıkla yaklaştığını söyledi. Parti İlçe Başkanları ile yapılan toplantılardan bahsetti. Eğer ilçe başkanı kendi grubundaki üyelere çalışmalar hakkında bilgiler vermiyorsa, yada meclis üyeleri kendilerine sunulan raporlara göz atmak istemediyse ve haberimiz yok dediyse bu bizim suçumuz değil diyor.
Aynı raporun olduğu dosyayı bana da verdi. Çalışma gruplarındaki isimlere baktım. Hepsi kendi alanlarında uzman ve işin ehli insanlar. Raporlarını da tek tek okudum. Güzel öneriler ve fikirleri gördüm. Gerekli çalışma yapılmış meclis üyelerine ve başka sunulmuş. İçindeki öneri veya fikirleri beğenirler yada beğenmezler. Ama Kent Konseyi çalışma grupları görevlerini yapmıştır. Bu öneri veya fikirlerin meclis sunulması da bir teklife bağlı. Meclis üyeleri zahmet edip de bu raporu meclis gündemine sokmak için girişimde bulunursa haberleri olmadığını iddia ettikleri bu önerilerin bir kaçını da belki hayata geçirirler.
Bu yazı toplam 145 defa okundu.